15 Kasım 2021 Pazartesi

Bilmek değil sadece hayal etmek insanı mutlu kılar...

Okuduğun kitabın arasına ayraç koymak, yarına çıkmayı umut etmektir.Hayatınızın günlerine ayraç koymayın.

Acıdan kıvransanız bile istediğiniz şeyleri ağlayarak elde etme yaşını çoktan geçtiniz.Bu zamana kadar gerçekler acıdır lafına inanmak istemedim.Ama hayat gerçekleri kafama sunturlu bir tokmakla vura vura bu sözü kabul ettirmeyi bildi sonunda.

"İfade edemediğim bir eksiklik hissi var içimde,sanki her şey başka türlü olabilirdi."

Keşke her şey başka türlü olsaydı.Artık attığım adımlar beni ileriye götürmüyor, sadece yoruyor.Uzun süredir gecem ve gündüzüm birbirine karışmış durumda.Günler artık kas hafızası gibi aklımda yer etmiş,takvime bakmıyorum.

Artık kendim gibi hissetmiyorum.İstisnalar harici, kafamda hiçbir şey kalıcı olarak yer etmiyor.Her şeyin bir gün gideceğini kabul etmişçesine tüm kaybedişleri hazmedebiliyorum artık.Anlık durumları duygularla değil faaliyetlerle ölçüyorum.Ben,ben değilim sanki.Hiç uyanmamak üzere yatıyorum her gün resmen.Zaten kalkmak için harcadığım çabayı Osmanlı, Viyana kapısını açmak için harcamıyor her sabah.

Artık yaşadığım ülkenin ekonomik durumu,siyasi yolsuzluklar,kaosa boğulmuş halkların düşmanlığı hiçbir şey umrumda değil.Bir elin de iki elin de sesine inanmıyorum artık.

Bir ömür nasıl doldurulur hiç bilmiyorum.Büyük aile hayallerim,mutlu bir ilişki umudum,güzel bir meslek isteğim yok.Olmazsa olmazım yok.Peşimden koşan ve sevdiğini hissettiren biri yok.Bozmak istemediğim bir omurgam bir de telleri kopmasın istediğim bir gitarım var.Çevresinde dönüp dolaştığım tüm yörüngeler beni dışarı atmakla meşgul.Yalnızlık artık bir kavramdan çok gerçekliğe bürünmüş durumda.İnsan gibi hissettirilmek istemekten başka hiçbir şey yapmadım bugüne kadar.Ama hiçbir zaman bunun olmayacağını kabul etmedim.Ne vasıfta olursa olsun insan gibi hissettirildiğim güne kadar sanırım içi boş mutlulukları,içi dolu mutsuzluklara tercih edeceğim.Mutsuz ama kararlı bir yaşam...




4 Temmuz 2021 Pazar

Duygular körelir mi?

Duygular körelir mi?


Alınan her yeni haber zatı hissizleştirir mi? Acaba zat mutsuzluk frekansı çekmeyen bir uyduya dönüşebilir mi? Zat hatalarını bilemek isterken, duygularını köreltebilir mi?


Sınırları çoktan çizilmiş bir yaşamın kendine özgü hikayesi olabilir mi? Tercih etmek kişinin kendi hür iradesine kalmış yeğleme olayıdır.Ama günümüzde kaç tercihimizi hür irademizle veriyoruz tartışılır.İnsan düşündükçe farkına varıyor bazı şeylerin ama farkına varmak bile eskisi gibi değil artık.Farkına vardığınız şeyleri düzeltmek istediğinizde hiçbir şey yapamayacağınızın farkına varacaksınız.Eğer sıradan birisi iseniz hayattaki vasfınız etkisiz elemandan öteye gitmiyor ve gitmeyecek.

En kusursuz cinayet yaşama sevincini öldürmek midir? Yaşama sevinci ölmüş bir nesiliz biz.Millet ayrımı başladığından,genel güzellik algısı yüklendiğinden,ego savaşları başladığından,para ve güç insanı bozduğundan,koşu yarışından farksız kariyer hayatları kurulduğundan,örneklendirme yaparken bile nesil diyerek ayırdığım insanlar fark edilmediğinden,farkına varılan şeyler için kıl kıpırdatılamadığından beri 25inde ölen, 75inde gömülen zatlarız hepimiz.Yarınlar gebedir umuda diyerek yaşanılan, ikircikli düşüncelerle geçen 50 yıl...

Sona erken gelinirse hata zatın mıdır, yoksa gerçekten sona mı gelmiştir? Soyut bir dünyada maddeleşecek kadar sona gelmek.Psikolojik olarak hislerini yitirmeye çok yaklaşmak.Olmak istediği yerde olmadığı sürece yerin dibinde hissetmek.Nefes almaktan çok yaşamayı istemek.Herkesin sonu hayata nerede başladığıyla alakalıdır.Sona bir kala başlanmış hayatın erken sonlanması şaşırtıcı değildir.Bazen psikologlar ve ilaçlar da yalan söyler.Olanların her zaman olması gerekmez.Ve bütün hikayelerin sonunu sen yazamazsın.

Çocukların ağladığı bir dünyada gerçekten kahkalar zalim midir? Henüz anne ve baba kelimelerini bile ağzından çıkaramayan kızların kafasına başörtü, erkeklerin kafasına takke geçirmek onlara yapacağınız en büyük hatadır.Bu binevi çocuğunun doğru yolu bulup bulamayacağından şüphe etmektir.Lisede matematik hocam hep "Nereye gittiğini bilmiyorsan,gitmenin bir anlamı yok." tarzında bir söz söylerdi.Neden inandığını bilmiyorsan inanmanın da bir anlamı yoktur.Çocuklarınıza gerekli aklı selimliğe ulaştıklarında, bu konuları anlatın ve tercihlerine saygı duyun.Çünkü günümüzde unutulduğu üzere islamda zorlama yoktur!

İnsan bastırdığı duygunun esiri midir? Özlem duyulan kayıp bir anne, yok sayılamaz.Yeri doldurulamayan bir çocukluk aşkı,unutulamaz.İnsan hep kaçtığı yerlerde bulur kendini en sonunda.Tıpkı faillerin eninde sonunda olay mahalline döndükleri gibi.Kabullenmek yerine üzerine kışlık anneanne örtüsü örtülen tüm duygular,eninde sonunda doğrular gibi ortaya çıkar.Ve duygular ölmez sadece etkisini yitirir.Körelmek de buna dahil.

Zat hep seçmediği taraf için pişman mı olur? Buna cevabımı "O Kadın" filminden bir diyalog ile cevaplayacağım.

-Peki bunu değil de diğerini seçseydi, hayatı çok mu farklı olurdu? Bunu herkes için soruyorum.Gerçekten farklı mı olurdu hayat?

-Evet farklı olurdu ama sadece öyküsü.Bunu yaşayacağına öbürünü yaşamış olurdu!

-Yani?

-Yani sonuç seçimlerde hep aynıdır.Acı.. Her neyi seçersen seç, seçemediğin hep üzüntü kaynağı olacaktır, aklın hep o seçemediğinde kalacaktır.O seçemedigini seçmiş olsaydı yine bana bu soruyu sormuş olacaktın. Hayatta her şey yüzde ellidir. Aklınla davransan yüreğin, yüreğinin sesini dinlesen aklın bu soruyu sana hep soracaktır.Seçemediğin hep acı verecek bu sabit acı hep olacak!

-Bu kadar mı umutsuz yani?Güzel bir yönü yok mu bu seçimlerin?

-Olmaz olur mu? Var! Acını seçmekte özgürsün...


Son olarak dili,dini rengi ne olursa olsun iyiler iyi midir? Evet iyiler her zaman iyidir.Bu kötü dünyada kendilerine bir yer bulabildikleri sürece.